Genel

Sokak Giyim Akımı

Sokak giyimi

Sokak giyimi 90’larda globalleşen bir akımdır. Kaliforniya kaykak kültürü ve New York hiphop modası ile spor giyimi, punk ve Japon sokak modasını kapsayan bir tarzdır. Çoğunlukla günlük ve rahat parçalar tercih edilir : kot pantolon, tişört, capler ve spor ayakkabıları. Günümüzde büyük kitlelerce takip edilen bu akım bir çok markanın oluşumunda da da etken olmuştur. Ben de sokak giyimi takipçilerinden biriyim. Özellikle hiphop kültürünü kendine benimsemiş biri olarak oversize kıyafetler benim dolabımın büyük bir çoğunluğunu oluşturuyor. O yüzden bu yazımda bu akımdan bahsetmek benim için çok keyifli. Rahatına düşkün olup yine de modadan taviz vermeyenler için en uygun yazılarımdan biri olacaktır.

Ama öncesinde biraz tarihçesinden bahsedelim :

Sokak giyiminin 70’lerin sonunda veya 80’lerin başında Amerikan Hiphop kültürü ve kaykak kültüründen doğduğu kabul edilir. Spor giyimi, heavy metal ve iş kıyafetlerinden çokça etkilenmiştir. 1980’lerin sonunda, sörf tahtası tasarımcısı Shawn Stussy, özel sörf tahtalarına yerleştirdiği aynı marka imzasını taşıyan baskılı tişörtler satmaya başladı. Başlangıçta kendi arabasından eşya satan Stüssy, popülerlik arttıkça satışlarını butiklere genişletti. Daha sonra satışlar zirveye ulaştığında, Stüssy ürün kıtlığı yaratmak için özel satışlara geçti ve bu da sokak giysisinin nihai temel tanımını ateşledi: Tişörtler ve ayrıcalık. ” 1990’lı yılların başında, Tommy Boy Records, Def Jam Recordings ve Delicious Vinyl gibi popüler müzik firmaları Carhartt gibi markaların iş kıyafetlerine ve kolej ceketlerine kendi markalarını basarak satmaya başladı. 90’ların ortasında kaykaycılık ve gangster rapinden etkilendi. Sonrasında profesyonel spor kuruluşları sokak modasına çok büyük etki etti özellikle  New York Yankees, Los Angeles Raiders ve Chicago Bulls ; ceketler, şapkalar ve oversize formalar ürettiler.

 Daha sonra marka oluşumları müzik şirketleri tarafından devam etti Russel Simmons “PHAT FARM” adlı markayı, BAD BOY plakçılıtan Sean “Puff Daddy” Combs “SEAN JOHN” adlı markayı, Jay-z ve Damon Dash da “Rocawear” adlı markayı yarattı. Birkaç yıl sonra 50 Cent de G-unit adlı markasını kurdu ve ayakakbı haklarını “Reebok’a” verdi. 2000’lerde “bling” kültürünün ortaya çıkmasıyla (Pahalı, lüks kıyafetler giyilip ; altın, elmas zincirler takıldığı akım.) FENDI, BURBERRY ve GUCCI gibi markalar hiphop kliplerine ve filmlerine özel ürünler üretmeye başladı. O zamanların en popüler ayakkabısı ise NIKE Air Force 1s’dı. Devam eden süreçte ise bir sürü marka sınırlı koleksiyonlar çıkarmaya başladı. 2010 yıllarında ise bazı sokak giyim markaları tarihi elit moda markalarından daha çok talep görmeye başladı. Complex dergisi Stüssy, Supreme ve Bathing Ape’i en iyi sokak giyim markaları olarak tanımladı. Daha sonrasında ise Supreme x Louis Vuitton, Fila x Fendi, A Bathing Ape x Commes des Garcons, ve Stussy x Dior gibi lüks ve sınırlı koleksiyonlar üretildi.

SUPREME x LUIS VUITTON KAPŞONLU

Stüssy x DIOR Ayakkabı

FENDI x FILA Tişört

A Bathing Ape x Commes des Garcons Tişört

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir